26 Haziran 2018 Salı

BAŞBUĞ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ün TÜRKÇÜ,TURANCI,MİLLİYETÇİ DÜŞÜNCELERİ
<< < (2/11) > >>
Bağatur-Şad:
Atatürk büyük bir önder ve gerçek bir Türkçü
Bu düşüncelerini biliyordum ama bir daha tekrarlayınca gözlerim doldu bana özellikle Turan için fikirleri hayatımda dahaçok mücadele şevki verdi...Başbuğların başbuğu Türk'ün en türkçü atası ruhu şad olsun.
Tengiz:
Alıntı sahibi: K A L K A N üzerinde 22 Kasım 2009, 23:45:50


1933 yılında, Amerikalı General McArthur'un "Sizin Türkiye'nin geleceği hakkında tasavvurlarınız nedir?" sorusuna, Büyük Önder Atatürk, "Allah, nasip eder, ömrüm vefa ederse Musul, Kerkük ve adaları geri alacağım. Selanik de dahil Batı Trakya'yı Türkiye hudutları içine katacağım" cevabını verir.



Bu sözlerden sonra amerikanın Atatürk'ü büyük tehlike olarak görüp öldürmeyi amaçladığı söylenir...
K A L K A N:
Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın


ATATÜRK, 14 Eylül 1931 günü bir sohbet sırasında anlattığı
aşağıdaki hatırasıyla kendisinde milliyetçilik fikrinin gelişmesini çok net bir
şekilde dile getirmektedir:
"Bizim neslin gençlik yıllarına Osmanlılık telkin ve etkileri hâkimdi.
İmparatorluk halkını meydana getiren Türk'ten başka milletlere, bu arada
yanlış bir din anlayışıyla Araplara, sarayın, ordu ve devlet ileri gelenleri
arasında bulunan ırktaşlarının etkisiyle Arnavutlara özel bir değer veriliyor,
onlardan söz edilirken 'kavmi necip' deyimi ile sıfatlandırılarak bu duygunun
belirtilmesine çalışılıyor, memleketin sahibi ve devletin kurucusu olan biz
Türkler, ikinci plânda gelen önemsiz halk yığınları sayılıyordu.
Şair Mehmet Emin Yurdakul'un, ilk defa Manastır Askerî İdadisinde
öğrenci iken okuduğum 'Ben bir Türk'üm, dinim, cinsim uludur' mısrasıyla
başlayan manzumesinde, bana millî benliğimin gururunu tattıran ilk anlatımı
bulmuştum. Fakat ben asıl bunu, orduya katıldığım ilk günlerde, bir Anadolu
çocuğunun gözyaşlarında gördüm ve kuvvetle duydum. Ondan sonra
Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağım oldu.
Kendimi hiçbir zaman Osmanlılığın telkin ettiği başka milletleri öven ve
Türklüğü aşağı gören eksiklik duygusunu kaptırmadım.
Bakınız nasıl oldu? Kurmaylık stajı için verildiğim süvari alayı,
Hayfa'da bulunuyordu. Kışla ile deniz arasında geniş bir talim alanı vardı ve
piyade acemi eğitim devri yeni başlamıştı. Erleri bölgeden toplanmış Arap
gençlerinden, öğretici kadro da tecrübeli ve Anadolulu kıt'a çavuşları olan
Türk delikanlılarından kurulu idi. Katıldığım bölüğün alaydan yetişmiş,
Makedonya Türklerinden, ileri yaşlı bir yüzbaşısı vardı. Erlere çavuşlar talim
yaptırıyor, biz subaylar arada dolaşarak çalışmaları izliyor ve denetliyorduk.
Yüzbaşı, çavuşlarına karşı sert davranıyor, yeni erlere karşı ise fazla şefkatli
görünüyordu. Onların herhangi bir şekilde azarlanmasına, hırpalanmasına
gönlü razı olmadığını ısrarla söylüyordu. Hâlbuki talimlerde, Türkçe
bilmedikleri için, çavuşların söylediklerini iyi anlayamayan kimi erlerin yanlış
hareketlerinin, zaman zaman çavuşların sabırlarını tükettiği, sertçe
davranışlarına yol açtığı da oluyordu. Bir gün yüzbaşı, bu yolda hareketten
kendini alıkoyamayan bir çavuşunu mimlemiş ve talimden dönüldükten
sonra, birlikte oturduğumuz bölük komutanlığı odasına çağırtmıştı. Takım
komutanıyla birlikte gelerek yüzbaşısını saygıyla ve askerce selâmlayan
çavuş, yirmi beş yaşlarında dinç ve yakışıklı, ince bıyıklı, elmacık kemikleri
fazla kabarık, uyanık bir Türk çocuğu idi. Yüzbaşı, onu millî onurunu ağır
şekilde hançerleyen '...Türk!' sözleriyle azarlamaya başlamıştı. 'Sen nasıl
olur da kavmi necibi Arap'a mensup, Peygamberimiz Efendimizin mübarek
soyundan olan bu çocuklara sert davranır, ağır söz söyler, onların kalbini
kırarsın? Kendini bil, sen onların ayağına su bile dökmeye lâyık değilsin...'
gibi gittikçe manasızlaşan, fakat yaşlı yüzbaşının samimî inancından kuvvet
alan sözlerle hakaret ediyor, gittikçe asabîleşiyordu. Ben dikkatle çavuşun
yüz ifadesini izliyordum. Başlangıçta üstünde bir babaya duyulan saygının
içtenliği okunan çizgiler sertleşmeye, içten gelen haklı bir isyanın ateşleri
gözlerinde okunmaya başlamıştı. Fakat gerçek itaatin simgesi olan her Türk
askeri gibi bu da iç duygularını gemlemesini bildi. Sessizce göz pınarlarından
dökülmeye başlayan yaş damlaları, yanaklarında birbirini kovalayarak
bıyıkları üstünde toplanıyor ve kendini böylece yatıştırmaya çalışıyordu. Ben,
bir taraftan üzgün ve sinirli, bu sahneyi seyreder ve söylenenleri dinlerken, bir
yandan da içimde bir isyan duygusu şahlanıyor ve şöyle düşünüyordum: 'O
erin bağlı olduğu kavim, birçok bakımdan necip olabilirdi. Fakat çavuşun,
yüzbaşının ve benim bağlı olduğumuz kavmin de tarihleri şerefle dolduran
büyük ve asil bir millet olduğu da bir an şüphe
götürmez bir gerçekti. Türklük hakkındaki o günkü görüş ise doğrudan
doğruya Türk aydınlarının kendi kendini bilmemesinden ve başka milletlerde
şu veya bu sebeple üstünlük var sayarak, kendini onlardan aşağı

16 Haziran 2018 Cumartesi

INSTITUTO TURCO MUNDIAL NORUEGA.


CENTRO ESTRATÉGICO MUNDIAL DE INVESTIGACIÓN TURCO.


OBRAS DE KARAÇAY TURCO GURUBU.



http // alasgiray45simplesite.co.



Mi estimado amigo de esto hace casi 20 años mi profesor olaf johansen sobre la inmigración de tribus turcas de Asia Central
después del primer comienzo del milenio en el medio de la emigración de las tribus turcas asiáticas de 200-250 años
y que estas migraciones duraron hasta los años 600-650 demostró que las tribus turcas que participaron en estas migraciones
La garganta de Bering que excedió las Américas llegó a la tribu de estas tribus, la tribu huna de Europa
Dopugu, oeste, norte, sur y centro de Europa están dispersos y esta es la razón por la que en Europa, el imperio hun occidental
Los vikingos y los utuks emigraron al norte de Europa. En estas migraciones, la tribu Utuk era una tribu turca y los circasianos.
esta tribu es la continuación de la gira de las Américas, nuestros profesores son de México, Argentina, Brasil y otra Europa de los lagos del sur.
En las fosas comunes encontradas en las Américas, con la inmigración de Asia Central, donde los pies de los Padres se ejecutan como esclavos
en la Encuesta Antropológica Etmológica realizada por personas que llegaron a esta región, estos esqueletos pertenecían a Asia Media
y se revela que están relacionados con los turcos en las investigaciones realizadas. En algunas comunidades, la imagen que llega a la naturaleza
Los estadounidenses han encontrado que las antiguas tribus del continente y el comienzo del descubrimiento del hleket y los primeros propietarios de ese continente
Las tribus americanas han sido arrebatadas por la fuerza a las tribus turcas.
Si tienes curiosidad y has sido genocida, puedes seguir google + http // alasgiray45simplesite.com o blogger den

12 Haziran 2018 Salı

WORLD TURKISH INSTITUTE NORWAY.




Politics and politics lead to the government of the country Topgum and the nation, politics and politics,
politics, that is, if society and nation are in this consciousness, no power can go beyond the will of the nation.
billions of living people we are willing to change the politics of the Economy politics of the world
Only Society of Nations is enough to believe that now the same vision and dream
People with disabilities can show this by acting together, that is, politics and politics do not need Russia, China, the United States
society is the greatest force We already have a place where we come out Why would we turn it into a gentle if we
if we act with faith we will show the power of the world both in the countries where we live and the world rich in politics
it is politics and politics that make the nations poverty. It is a greater power to fight than to fight.
The Country I live in is the application knowledge in Turkey. Atatürk, the reputation of the dignity in the world, the peace in the world
i will do this
it is not so difficult to achieve that it is only delivered to the layers of society that we write,
we know that without a political slave we do not succeed Why do not we Akp ikdirler 16 years,
this country made it this The economy is over politics is over the deceiving people deceiving brought it up here now the wall
If power is now in all layers of society, if the layers of society have made the case for 16 years,
the election will see this fact whether the election wants the future Akp won or another party is waiting for us hard years ahead
Recording the economy domestic debt domestic foreign debt restructuring economy economy and retirement
requires at least a 10-year term, ie the country has to rescue this business from the inflation of up to 58%
Akp's country brought a business in 16 years I do not believe that AK's will succeed

9 Haziran 2018 Cumartesi

Amerika  kıtasına göçler (profösör OLAF JOHANSEN) GÜNEY AMERİKANIN SÖMÜRGELİŞT6İRİLMESİ.



ORTA ASYA TÜRK KAVİMLER GÖÇÜ.


KITAYA ÖNCE KİMLER GELDİ?                                                                       ASIL KÂŞİFLER

Kuzey Amerika’ya ilk erişen insanlar, yeni bir kıtaya ayak bastıklarını kesinlikle bilmiyorlardı.  Herhalde, atalarının binlerce yıldır yaptığı gibi Sibirya kıyılarında av peşinde koşuyorlardı ve sonra da kara köprüsünü aşmışlardı. (Geç Buzul Çağı'nda, deniz düzeyinin bugünkünden 90 metre aşağıda olduğu ve Sibirya ile Alaska'nın, şimdi batmış olan Beringia kıtasıyla birbirlerine hâlâ bağlı olduğu bir zamanda).
Alaska'dan ovalara açılan buzsuz koridorun bitki örtüsüyle kaplı olmadığını ve bu nedenle insanların ya da hayvanların yaşamalarının imkânsız olduğu, bu nedenle ilk yerleşimcilerin Alaska kıta sahanlığı boyunca doğuya ve güneye ilerlediler. İlk Kuzey Amerikalıların buzullar arasındaki geçitleri aşarak şimdi Amerika Birleşik Devletleri’nin bulunduğu güney bölgelerine ulaşmaları için binlerce yıl daha geçmesi gerekti.
M.Ö 13.500 ila 13.000 yılları arasında Kuzey Amerika kıtasında yerleşen bu ilk konuklar, Clovis İnsanları olarak adlandırılır. (Bu insanların, Paleo-Kızılderili kültürünün ilk örnekleri olduğu tahmin edilmekte). O dönemde geliştirilen kültüre ise, New Mexico’nun Clovis kenti yakınlarında bulunmasından dolayı Clovis Kültürü denilmektedir.

Özetle, Amerika 15.000 yıl önce keşfedildi. Amerika'ya yalnızca çağdaş insanın, yani Homo sapiens sapiens'in yerleştiği konusunda herkes fikir birliği içindedir. Yüz yılı aşan sıkı bir çalışma, Neanderthaller gibi eski insanların izlerinin olmadığını ortaya koymuştur.


HANGİ KİMLİKLER ALTINDA YAŞADILAR?
İlk gelen Avrupalıların karşısına çıkan Amerika, boş bir doğa parçası olmaktan çok uzaktı. Bugünkü tahminlere göre, o günlerde Batı Yarıküresi’nde de Batı Avrupa’daki kadar, yani 40 milyon, insan yaşıyordu.

KIZILDERİLİLER
Günümüzde ABD’nin bulunduğu bölgede, ilk Avrupa kolonilerinin kurulmaya başladığı sıralarda 18 milyon Kızılderili yaşadığı sanılmaktadır.
Orta Meksika’nın bulunduğu bölgedeki Kızılderililer (Native North Americans and/or Indians) tarıma öncülük ettiler ve mısır, kabak ve fasulye yetiştirdiler. Bu konuda edinilen bilgi ve deneyim yavaş yavaş kuzeye doğru yayıldı. New Mexico’nun nehir vadilerinde mısır yetiştirilmeye başlanmıştı. Bunun ardından sulamanın ve köy yaşamının ilk belirtileri görüldü.
MS ilk yüzyıllar, bugünkü Arizona – Phoenix’de, Hohokumlar Ohio’da Hopewellian’lar, Mississippi’ler, bugünkü Güneybatı ABD’de çağdaş Hopi Kızılderililerinin ataları olan Anasaziler, Kuzeybatıdaki Büyük Okyanus kıyılarında, olasılıkla Kolomb öncesi Amerikalı Kızılderililerin en uygarları yaşıyordu.

AZTEK (Meksika)-MAYA-İNKALAR (Peru)
Mezoamerika Meksika’dan Kosta Rika’ya kadar uzanan bölgedir. Kristof Kolomb, sonradan Amerika adını alacak kıtaya ayak bastığı zaman burada çok yüksek bir uygarlık seviyesine erişmiş medeniyetler vardı. Şimdiki Meksika’da, Orta Amerika ve Antiller’de, Ant dağlarının kuzey ve orta kesimlerinde MÖ 1.800 ila MÖ 300 yılları arasındaki dönemde Orta Amerika’da karmaşık kültürlerin yükseldiği görülür. Bölgede çok sayıda şehir devleti, krallık ve imparatorluk ortaya çıkıp dağılırken birbirleriyle sürekli olarak mücadele halinde olan öne çıkan beş uygarlıktan bahsedilebilir: Olmekler, Teotihuacan, Toltekler, Mexica ve Mayalar. Meksika’nın yüksek yaylalarında Toltek ve Aztek, Antiller’de Karaip, şimdiki Kolombiya’da olarak Chibeha, Peru ve Bolivya adalarında da İnka uygarlıkları bulunmaktaydı. And bölgesini yöneten İnkalar 1438 ile 1533 yılları arasında yörede tek egemendiler.


SÖMÜRGECİLİK                                                             Bilinmezse, Amerika’nın Keşfi anlaşılmaz.

İlk sömürgecilik 15. yüzyılın sonlarında başlayan deniz yolculuklarıyla başladı. Deniz yolculukları İspanyol ve Portekiz krallıkları tarafından düzenlenerek Portekizliler Afrika’nın batı kıyıları boyunca Güneye doğru ilerlediler



Tarihçiler, genelde Avrupa, özelde ise İngiltere’nin sömürgecilik anlayışını üç tarihsel döneme ayırırlar.
Birinci Dönem, on yedinci yüzyılın sonlarından on dokuzuncu yüzyılın başlarına kadar devam eder ve Eski ya da Kolonyal Sömürgecilik (Old or Colonial Imperialism) olarak adlandırılır. Merkantilism ve Amerika kıtası başta olmak üzere Yenidünya’nın sömürge kolonisi haline getirilmesi süreci, bu dönemi en iyi şekilde karakterize eder.
İkinci Dönem, 1830’lardan 1880’lere kadar devam eder ve Serbest Ticaret Sömürgeciliği (Laisez de’affaire) olarak isimlendirilir. Başta İngiltere olmak üzere sömürgeci devletler; Osmanlı, Çin ve İran gibi geri kalmış ve sanayileşmemiş devletleri, ekonomik bakımdan sömürge haline getirmesi süreci.
Üçüncü dö

8 Haziran 2018 Cuma

TARİH NE DİR(ORTA ASYA TÜR KAVİMLER GÖÇÜ)TARİHİN BAŞLAN GICIDIR.



Dünya Üzerindeki ilk kitlesel Göçler Orta asya Türk kavinler göçü ile başlamıştır Bu kavimler göçü ile etmolojik olarak
genlerin zenginleşmesine nerden olmur Orta Asya Türk ırkının çıkışyeri kabul edildiğinde şunu göreceksinizki Türk kavimleri
ulaşamadığı bir yer kalmamıştır Bugün kızılderililer de Amerika ktralarıına göç eden atalarımız olduğu kesindir ve dünya
ya orta asya Türk kavimler göçünün armağanıdır.Tarih nedir?
Geçmişteki insan topluluklarının gerek kendi aralarında, gerekse komşularıyla olan siyasal, toplumsal münasebetlerini yer ve zaman göstererek anlatan bir bilim dalıdır. Bu bakımdan ancak yazının icadına kadar gerileyebilir. Yazı ise bundan 6.000 yıl kadar önce icat edilmiştir.
Tarih, birçok başka bilim dallarıyla de ilgilidir. İnsanların yaşadıkları yerleri, iklim şartlarını bildiren «coğrafya», eski uygarlıkları anlatan «arkeoloji», insan ırkları arasındaki akrabalıkları izah eden «antropoloji» bunların başlıcalarıdır.
Yazının icadından önceki devirlerde de insan topluluklarının var olduklarını ve önemli roller oynadıklarını yapılan kazılarda elde edilen kalıntılardan anlamak mümkündür. Fakat bunlar yazılı belgeler olmadığı için, bu devreye «Tarih Öncesi Çağlar» denir. İnsan, başlangıçta hayvanlardan farksız, vahşi ve ilkel bir hayat sürmüş, sonra zekasını kullanarak birtakım araçlar meydana getirmiş ve hayvanlardan farklı bir hayata kavuşmuştur.
Önce taştan yararlanmış, sonra taşı yontarak istediği biçime sokmuş, ateşi öğrendikten sonra da bundan yararlanmanın yollarını aramıştır. Tekerleğin icadı, hayvanların evcilleştirilmesi, kaldıraç, uygarlık yolunda insanın en büyük yardımcıları olmuştur. Nihayet madenlerin bulunuşu, önce bakırdan, sonra tunçtan, daha sonra da demirden faydalanma imkanını yaratmıştır.
Bu sıralarda yazının da icadı ile Tarih Öncesi devirler sona ermiştir. İnsanın takvimi uygulamaya başlamasından sonra, tarih olaylarını tespit daha da kolaylaşmıştır. Tarih devirleri yazının icadından başlar, zamanımıza kadar gelir. Bu devre de ayrıca dört bölüme ayrılmıştır:
İlkçağ: Yazının İcadı ile başlar, M.S. 476'da Batı Roma'nın yıkılması ile son bulur. Önemli uygarlıkların kurulduğu, büyük mesafelerin kaydedildiği bir devredir.
Ortaçağ: M.S. 476'da başlar, 1453te İstanbul'u Türker’in fethiyle sona erer. Ortaçağ'ın sonu olarak 14?2'de Amerika’nın keşfini kabul edenler de vardır.
Yeniçağ: 1453'ten 1789 Fransa İhtilali'ne kadar devam eder.
Yakınçağ: 1789'dan zamanımıza kadar geçen devredir. Bundan sonra İkinci Dünya Savaşında atom bombasının bulunmasının da bir başka devre olarak kabul edilmesi mümkündür.
Tarih biliminin çeşitli kolları da vardır. Bunların başlıcaları, «Siyasi Tarih», «Sanat Tarihi» ve «Edebiyat Tarihi» dir.
Tarih nedir? (Felsefe)
Genel olarak, doğanın ve toplumun gelişme süreci. Daha dar bir anlamda çeşitliliği ve bütünlüğü içinde, insan faaliyetinin sonucu olarak gerçekleşen genel yasal düzenliliklere uygun toplumsal gelişme süreci. Tarih kavramı, ayrıca tarih bitimi anlamında kullanılır. Tarih hakkındaki bilimsel teori, dolayısıyla tarih biliminin genel teorik ve yöntemsel dayanağı, tarihsel maddeciliktir.
Toplum tarihi, doğa tarihinden farklı olarak, insanlar tarafından yapılır; dünya, yüksek, ulu güçlerin, bir tanrısal yönetici gücün, ya da bir mutlak ide’ nin vücut buluş biçiminin bir ürünü değildir. Tarih, faaliyet içindeki insandan ayrı tutulup kendi başına ele alınamaz: «Tarih, hiç bir şey yapmaz. Bütün bunları yapan, sahip olan ve savaşım veren insan’ dır, gerçek, yaşayan insandır; insanları, kendi amaçlarını gerçekleştirmek için kullanan tarih değildir; o ve bunun sonucunda toplumsal ilişkilerinin artması ölçüsünde, insanlığın tarihi olan tarih doğar.»(Marks).
İnsanların maddi faaliyeti, toplumsal pratiği, hem üretim güçleri ve üretim ilişkileri tarafından, hem de bunlardan zorunlu olarak çıkan ve etki yapan yasal düzenliliklere uygun bağlanıldıklar tarafından belirlenmiştir. Bu nedenle insanlık tarihi, insanlar tarafından ortaya konduğu halde, yasal düzenliliklere uygun bir süreçtir. Toplum, her zaman «tarihsel gelişmenin belli bir basamağındaki bir toplum, kendine özgü, değişik karakterli bir toplum olarak»(Marks), üretim güçleri ve üretim ilişkileriyle, toplumsal sınıflara ve katmanlara bölünmeleriyle ve üstyapının düşünce ve kurumlarıyla, belirli bir sosyo-ekonomik kuruluş olarak var olur.
En genel ifadeyle dile getirecek olursak, insanlık tarihi, bir sosyo-ekonomik kuruluşun genel yasal düzenliliklere uygun olarak doğması, gelişmesi ve daha yüksek düzeydeki bir sosyo-ekonomik kuruluş tarafından ortadan kaldırılmasıdır. İnsanlığın tarihsel gelişmesinin, bölgesel ve zamansal farklar ne olursa olsun, ilkel toplumun, köleci toplum un feodalizmin kapitalizmin ve sosyalist toplum ve komünist toplum’ un zorunlu, genel yasal düzenliliklere uygun sırasını izlemiş olması ve izleyeceği olgusunda, dünya tarihinin bütünlüğü dile gelir.
Bu bütünlük içindeki tarih süreci, biçim ve içeriktir

6 Haziran 2018 Çarşamba

INSTITUTO TURCO MUNDIAL NORUEGA.


Distinguidos Amigos de Asia Central La inmigración de tribus turcas es una historia que no puede ser negada por el mundo históricamente experimentado.
El primer profesor Olaf Joshansen viajó por el mundo para hacer este trabajo científico y obtuvo los resultados y el medidor histórico.
con todos los hechos que este mundo tiene que saber muy bien porque está en el mundo
esta inmigración tiene un gran efecto en todos los eventos que tienen lugar porque las tribus de las tribus turcas de Asia Central no son todas turcas
El trabajo de Olaf Johansen ha estado dominado por académicos extranjeros, y la gran mayoría de estas tribus son turcas
Turquía ha puesto de manifiesto que la tribu también sabemos que muchos nacionalistas turcos que viven como político, por lo que este
El profesor noruego Olaf johans Configurar revelar la verdad hoy en día no se entiende bien por la inmigración americana Turquía
Los migrantes en Asia no se conocen en absoluto. Hoy en día, nuestros profesores han trabajado en la migración de asiáticos en Corea.
Japón y muchas naciones asiáticas tienen parientes cercanos con los turcos, solo migraciones europeas
Esta migración masiva, conocida como la
Los europeos ni siquiera saben que la gran mayoría de los antepasados ​​son turcos, dice nuestro profesor,
usted respetará su opinión pero no tendrá miedo de contar los hechos y no tendrá miedo de decirnos
hemos hecho muchos amigos y amigos en todo el mundo al cumplir este deseo y hemos estado contando y contando a todo el mundo
continuaremos
DÜNYA TÜRK ENSTİTÜSÜ NORVEÇ.


Değerli Yüce Türk milleti Şimdi ülkemiz bir seçime gidiyor seçim propaganda larında hakaret küfür bini bir paraya gidiyor.
aBen buı ülkenin Aydın bir evladı olarak utanç duyuyorum ben mesleğim icabı hemen henen 72 ülke gezdim bazılarında kaldım
ve yaşadım böyle bir seçim görmedim İktidar partisi bakanı berat bey çıkıyor diyorki biz Ay,a çift şeritli yol yaptık desek
seçmenimiz bize inanır diyor yani şunu mu demek istiyor biz kendi seçmenimize yalanda söylesek bize inanır bende bir aydın
insan olarak bu söz seçmene hakarettir sen geri zekalısın demektir Acaba benmi yanlış düşünüyorum sizin yorumuzu nedir çok
merak ediyorum İzmir Adnan menderes hava alanını ben yaptım diyor ben 1980 lerde izmire yerleştim yanlış hatırlamıyorsam
bu hava alanı vardı bu hava alanının ek hizmet binalarını akp yaptı yoksa yapılan birşey yok Buz dolabi çamaşır makinesini
bizler yaptık diye biliyor ben 1960 larda diyorumki bizim evimizde buz dolabı çamaşırmakinesi vardı Rahmetli dayım Hava Hakim
albaydı Amewrikalı bir arkadaşından almıştı buz dolabı çamaşır makimnesini yani bu millet 1960 lada tanışmıştı buzdolabı
çamaşır makinesi ile bu yalanlara ne gerek var yollar yaptık hastaneler yaptık hava alanları yaptık diye söylüyor devletin
görevi bu hızmetleri yapmaktır çünki devlet olmanın gereği budur şöyle dünya haritasını önünüze bir koyun sömürge ülkelere
bir bakın hepsinin büyük şehirlerinde gökdelenler muazzam otoyollar hava alanları vardır bu olanlar o ülkelerin sömürge
olduğu gerçeğini değiştirmiyor yani bu yaptıklarınız Afrika da da var bu ölçü değil ne kadar kalkınmışız nekadar Milli
gelirimiz artmış işsizlik nekadar aşağya çekilmiştir üretim iş istihdam ne durumdadır gelişmişlik onabakar yani ağız kalabalığı
değil icraat bugün Ekonomi çökmüş ortada para yok esnaf kan  ağlıyor gittiğim her yerde esnaf 8 aydır iş yapamıyoruz diyor
şimdi Adaylara soruluyor ekonomiyi nasıl düzeticeksiniz diye Adayalar ülkenin ekonomik bir felaketin  içinde olduğunu biliyor
tabloyu görmeden de vaat edemiyorlar ancak tahmin ettikleri imkanlara göre birşeyler vaad ediyorlar sizden ricam facebook
u olan facebook ta paylaşsın

20 Nisan 2018 Cuma

ORTA ASYA TÜRK KAVİMLER  GÖÇÜ.

Tengricilik , Töre ya da Gök Tanrı inancı, Türk ve Moğol halklarında, şimdiki inanç sistemlerine katılmadan önceki yaygın inancıdır. Tengri'ye ibâdet etmenin yanında Animizm, Totemlik bu inancın ana hatlarını oluşturmaktadır. Tengri, bugünkü Türkçedeki Tanrı kelimesinin eski söyleniş şeklidir.[1] Orhun Yazıtları'nda ilk çözülen kelime olup yazılışı "𐰃𐰼𐰭𐱅" şeklindedir.

Bu inanca göre Gök'ün yüce ruhu Tengri'ydi. Kişiler kendilerini Gök baba Tengri, toprak ana Ötüken ve insanları koruyan atalarının ruhları arasında güven içinde hissedip onlara ve diğer doğa ruhlarına dua ederlerdi. Büyük dağların, ağaçların ve bâzı göllerin güçlü ruhları barındırdıklarına inanarak dualarını bazen bu cisimlere yöneltirlerse de bu cisimler tanrı kabul edilmezdi. Sadece onun yeryüzündeki varlığının bir göstergesiydi. Göğün ve yeraltının "yedi" katı olduğuna, her katta çeşitli ruhların varolduğuna inanılırdı. Türkler doğaya, ruhlara saygılı davranıp belli kurallara uyarak dünyalarını dengede tutmaları ile kişisel güçlerinin doruğuna varıp dışarıya yansıdığına inanırlardı. Eğer bu denge, kötü ruhların saldırısı veya bir felaketten dolayı bozulursa bir kamın yardımı ya da Tengri'ye verilen bir adak ile yeniden düzene sokulması gerektiğine inanılırdı.[2][3]

Bu inancın kalıntılarını günümüzde Moğollarda (Lamaizmle birleşmiş şekilde) ve bâzı hâlâ doğa'ya bağlı göçebe yaşam tarzı sürdüren Türk Halkları'nda, örneğin Altay-Türkleri ve Yakutlarda, Finlandiya, Macaristan ve Türkiye geçmiş 20 sene de tekrar canlanan bulmak mümkündür; ama, Tengriciliği çoktan bırakmış halklarda da bu inancın birçok parçası İslâm, Hristiyanlık, Budizm, Musevilik ya da Taoizm ile birlikte geleneksel kültür olarak hâlâ sürmektedir. Örnek olarak ağaca çaput bağlama gibi gelenekler ve Türkiye Türkçesindeki "Utançtan yedi kat yerin dibine girdim" deyimi gösterilebilir. Yine ölen birisin ardından yapılan mevlüd törenleri (haftası, kırkı, elli ikisi ve yılı diye de bilinir) Tengri dininden şu anki Türklere geçmiş bir gelenektir. Yalnızca Müslüman Türklerde ve Müslüman Boşnaklarda mevlüd okutulur. Müslüman Boşnaklar ise bu adeti Osmanlı döneminde müslüman Türklerden edinmiş

tir. Genel olarak dini ne olursa olsun tüm Türk uluslarında Tengri dönemi gelenekleri görmek mümkündür.Eski Türk inancının adı Şamanizm değil, Tengricilik[değiştir | kaynağı değiştir]
Ana madde: Türk mitolojisi
Eski Türklerin ve Moğolların bugün Tengricilik adıyla bilinen geleneksel inancı, kısa zaman öncesine kadar Türk şamanizmi diye adlandırılıyordu. Ama Şamanizm terimi artık yalnızca Sibirya'daki inanç sistemi için değil, bütün dünyadaki ilkel inançlar için kullanıldığından 1990'lardan beri Türklerin ve Moğolların geleneksel inancı için Batılı bilimciler arasında Tengrizm adı giderek yaygınlaşmaktadır.

Julie Stewart "Moğol Şamanizmi" adlı makalesinde şunları belirtiyor:[3]

Batılı bilim adamları bu inanç için gitgide daha sık Tengrizm adını kullanıyor. Bu ad bu inanç için çok daha isabetli, çünkü bu inanç tamamen Tengri'nin etrafına inşa edilmiştir ve insanların günlük ibadetleri için bir Şaman (Kam)'a ihtiyaçları yoktur.Tarih[değiştir | kaynağı değiştir]

Hiung-nu'lardan kalma altın kemer kilidi. (M.Ö. 3. ila 2. yüzyıl)

Orta Asya'da bulunan eski Türk yazıtlarından birisi
Tengricilik, Tengri’nin etrafından oluşmuş olan ve Macaristan’dan Büyük Okyanus’a kadar olan bölgede yayılmış olan bir inanç sisteminin adıdır.[4] Tengri-Kültü'nün en eski kanıtları 3000 yıllık Çin kaynaklarında Hiung-nu (Doğu Hunlar) ve Tue'kue halklarını anlatan yazılarda bulunmuştur (bkz. En eski kanıtlar).[5]

Hun (Çince de Hiung-nu) hükümdarlarının kanlarının Tengri tarafından kutlandırılmış olduğuna inanırlardı. Destanlarında, Tengri'nin yolladığı bir dişi ya da erkek kurdun tanrısal kanının çiftleşme yoluyla hükümdarlarının sülalesine karışmış olduğuna inandıkları çeşitli yollarla belirtilmektedir. En eskisi ve en yaygın olanı kutsal dişi kurt Asena hakkındaki efsanenin farklı sürümleridir. Birçok eski Türk topluluğunda, Göktürklerde ve Orta Çağ'a kadar varolmuş Türk devletlerinde, kendi köklerinin kutsal Asena sülalesine dayandığını vurgulayan ve bu yüzden halkı tarafından yaşayan bir yarı tanrı olarak görülmüş olan Türk hükümdarlarına rastlayabiliriz. Bu hükümdarlar, Tengri'yi yeryüzünde temsil eden Tengri'nin oğulları olarak kabul edilmiştir. Tengri'nin bu hükümdarlara verdiği kudretli hükümdar ruhu olan kut'u elde etmiş olduklarına inanılarak adlarına Tengrikut ya da kutluğ gibi eklemeler yapılmıştır.[5]

Yine de günümüzde, özellikle Türkiye’de, birçok araştırmacı ve tarihçi, Tengriciliği tek tanrılı bir inanç gibi kabûl etmektedir. Prof. Dr. Hikmet Tanyu başta olmak üzere birçok tarihçi bu görüştedir. Özellikle Hikmet Tanyu, “İslamlıktan Önce Türklerde Tek Tanrı Dini” adlı eserinde, bu konu üzerinde durmaktadır. Tanyu, bu eserinde genel olarak İslâm üzerinden çıkarımlarda yapmakta ve Tengri’nin tek olduğunu, diğerlerinin ise, cin, melek ya da ruh olduğunu söylemektedir.[4]

18 Nisan 2018 Çarşamba

ORTA ASYA TÜRK KAVİMLER GÖÇÜ.


DÜNYA TÜRKLERİ KONGRESİ STRATEJİK ARAŞTIRMA MERKEZİ.




Değerli Yüce Türk milleti 24/o6/2018 tarihinde bir genel seçim yaşayacağız Vatanımıza Milletimize hayırlara vesile olmasını
canı gönülden dilerim şimdi şunu yapmamız gerekiyor 17 yıllık iktidarları süresince neler kazandık neler kaybettik onlara
bakacağız Ekonomi nasıldı nasıl oldu ona bakacağız dolar euro kaç tl Benzin mazot kaçpara ona bakacağız yani bir gözden
geçireceğiz ve ona göre oy kulanacağız 1- ATATÜRK İLKE VE İNKILAPLARINA KİM SAHİP ÇIKIYOR 2- cUMHURİYET KAZANIMLARINI
KİM İHYA EDECEK 3-tEMEL DEĞERLERİMİZE KİM SAHİP ÇIKACAK ONA BAKACAĞIZ Ve ona göre oy kulanacağız yani bizler 3.Milyon kişi
ona göre oy kulanacağız hepinize saygılar.

26 Mart 2018 Pazartesi

ORTA ASYA TÜRK KAVİMLER GÖÇÜ



Norveçli profösör olaf johansen Türk ırkının 15 bin yıllık bir ırk olduğunu çalışmalarında anlatır Orta Asya Türk kavimler
göçü nün ms 200-250 yıllarında ilk göçlerin Avrupa Uzakdoğu ve Amerika kıt,alarına yapıldığını yazmıştı yani Avrupanın
her bölgesine kavimler göçğü yaşanmış olduğunu Avrupa nın Güneyinden kKUzeyine bir çok bölgeye bu kavimler göçğü yaşanmıştır
basklar ve katolonlar Atillanın Torunları olduğumu yazılarında anlatır.ve Avrupa da birçok milletin Atalarının Türk olduğunu
anlatır bunu Google+sayfalarım da Blogge5r de Arşiv halinde bulunmaktadfır.




Katalonya’nın tarihi 10.000 yıl öncesine dek uzanır. Katalonya’nın bilinen en eski halkı, yarımadanın diğer bölgelerinde de olduğu gibi İberler idi. Katalonya kelimesi tarihte ilk kez 9. Yüzyıl‘da bölgede Müslüman Emevi baskınlarından korunmak için kurulan tampon bölgeye (Marca Hispanica) hitaben kullanılmıştır. Katalan kronolojik tarihi ve önemli kilometre taşları aşağıdaki şekildedir;

MÖ 10.000-800 Berberi, Bask, Kelt, Grek ve Kartacalı denizcilerin ve kabilelerin bölgeye ilk yerleşimi

MÖ 236 Kartaca Kralı Hannibal’in babası Hamilcar Barca‘nın Barselona şehrini ilk kuruşu ve şehre adını vermesi

MÖ 218-MS 300 Roma hakimiyeti ve Barca Şehri’nin üzerine Roma şehri Barcino‘nun kuruluşu

MS 460 Vizigot işgali ve Barselona’nın başkent olması
frenk kralı şarlamayn,charlamagne, katalan tarihi
Frenk Kralı “Charlamagne”

MS 711 Müslüman Emeviler’in Fransa içlerine kadar ilerlemesi ve 84 yıllık Müslüman hakimiyeti.

MS 878 Frenk Kralı Charlemagne önderliğinde Pireneler’in güneyindeki kontlukların birleştirilmesi ile Müslümanların Fransa’ya geçmemesi için bir tampon bölge (Marca Hispanica) oluşturulması ve aynı zamanda 500 yıl yaşayacak olan Barselona Kontlukları sayesinde bugünkü Katalonya’nın yapıtaşının oluşması.

1137 Barselona Kontluğu’nun Aragon Krallığı ile birleşmesi

1352 Katalan Parlamentosu için ilk adım olan “generalitat”ın kuruluşu

1479 Aragon Krallığı’nın Katalunya’dan ayrılarak Kastilya ile birleşmesi

1556 İspanya Kralı II. Felipe’nin Katalunya’nın Amerika ile ticaretini yasaklaması

1640 İspanya’ya ile 19 yıl süren “Orak Savaşı”. Katalunya’nın kuzeyinin Fransa’ya verilmesi

1700 Veraset Savaşları sırasında Katalunya’nın İspanya’nın düşmanı Habsburglar’la ittifakı

1714 İspanya Kralı V. Felipe’nin öc almak için Katalan yasalarını iptali ve Katalanca’yı yasaklaması

1737 İlk tekstil fabrikasının kurulması ve sanayii devrimi

1778 Amerika ile ticaretin serbest kalması

banner
1793 Fransa’nın Katalonya’yı işgali ve bağımsızlık sözü vermesi

1814 Fransa ve Napolyon orduları Katalonya’dan çıkartıldı

1840-50 Ekonomik büyüme ve Katalan Rönesansı

1892 Tarihte ilk kez “Bases de Manresa” deklerasyonu ile Katalonya’nın özerkliğine kapı aralandı

1909 Katalonya’nın İspanya-Fas savaşına asker göndermek istememesi sebebi ile bir hafta süren kanlı iç savaş “semana tragica”

1923-30 Diktatör Miguel Primo de Rivera tarafından Katalanca’nın yasaklanması

1929 İkinci kez Dünya Ticaret Fuarı’na ev sahipliği ve Barselona Metrosu’nun temel atımı

1931-34 İlk defa İspanya’dan özerklik statüsü alınması

1936-39 İspanyol İç Savaşı’nda Barselona’nın Cumhuriyetçi kanata desteği

1939-75 General Franco diktatörlüğü sırasında Katalanca’nın yasaklanması

1950-70 Katalunya’ya İspanyol işçi göçü ve Katalunya sahillerinde turizm patlaması

1977-79 Katalan Parlamento’sunun tekrar kurulması ve özerklik

1992 Barselona’nın çehresini değiştiren ve şehri dünyaya açan 92 Yaz Olimpiyatları
EtiketlerBarselona geçmiş İspanya Katalan tarihi Katalonya tarih
Bu yazılar da ilginizi çekebilir
barcelona'da fiyatlar
Barselona Fiyatlar
Barcelona’da Fiyatlar
9 March 2017
Barselona
Barselona Ucuz Oteller & Hosteller
12 February 2017
Barselona
Barcelona Apart Oteller
11 February 2017
Barcelona Otelleri
Barselona
Barcelona Otelleri
25 December 2016
fc barselona stadyum
Barselona
Les Corts Ve Pedralbes Semtleri
14 December 2016
antoni gaudi'nin eserleri
Barselona
Antoni Gaudi; Yaşamı ve Sanatı
14 December 2016
Kimler Neler Demiş?

Be the First to Comment!
avatar
Subscribe
Arşivdeki Yazılar
Arşivdeki Yazılar
Sea

25 Mart 2018 Pazar

CENTRAL ASIAN TURKISH POPULATIONS.



WORKS OF KARAÇAY TURKISH GURUBU.

Kavimler Göçü is a violent human migration to Europe between the years 350-800. [1] It is divided into the first period and the second period. The migration of the second period tribes is the continuation of the migration of the first period tribes. Immigration from the first period tribes encompasses extensive border changes between the Roman Empire and the Huns. The first immigrants were Germanic tribes, such as the Huns, Slavs, Pre-Bulgars, Goths driven by the West to the West, Anglo-Saxons, Vandals and Franks. Second period migrations (Arab conquests, Turkic, Hungarian, Viking migrations and Mongolian invasions) have caused deep changes in North Africa, Anatolia and Europe.

MS to get rid of Chinese domination in Central Asia. The Hun group, which moved west in the year 350, caused the Huns living in the Volga-Don rivers to migrate further westward. At that time, the Goths of Germanic tribes and the Ancestors of the present Slavic peoples were living in the plains north of the Black Sea. In 375, the Huns entered this region of Goths and the Pre-Slavs.

Visigoths, Ostrogoths, Gepitters, Burguns, Vandals and non-Germanic Slavs began to migrate westward when the Huns settled in this area and the Germans, who were not able to cling more to this region, were the Germans. These tribes, which the Romans called barbarians, went to Spain and even to North Africa, including other peoples who had come before them. This turnover, which lasts for years in Europe, is called Kavimler Göçü. Tribes Migration is an important actor of the foundations of contemporary European states. The main reason for migration is political factors.

During the first years of immigration, Germanic tribes had captured many parts of the western part of the Roman Empire. In 376 the Giant tribe, who fought the Huns, entered the Roman territory. The following year, the leader of the Tervishes in Marcianopolis, Fritigern, was killed when he met the Roman soldier Lupicinus. [3] The Tervignis were uprooted and Visigoths, the Got Tribe, invaded Italy in 410. They were followed by the Ostrogot in the Great Teodoric Command to the inside of Italy. In Gaul, the Franks entered Rome very slowly. Visigoths who won the battles in Allemanni founded the future Kingdom of France and Germany, Frank Kingdom. The Anglo-Saxons who came to Britain brought the end of Rome to Britain. [4] https://en.wikipedia.org/wiki/Derebeylik
https://en.wikipedia.org/wiki/Derebeylik Second Period Tribe Migration

In 567, the Turkish tribes Avar and the Germanic tribe in Northern Italy, the Lombards destroyed much of the Gepid Kingdom. The Pre-Bulgarians captured the Byzantine lands in the eastern Balkans in the seventh century.

During the Byzantine-Arab Wars, the Arab armies tried to capture the Balkans over Anatolia at the beginning of the 8th century at the end of the 7th century BC, but in 718 the Pre-Bulgarians and Byzantine Orders were defeated during the Siege of Constantinople. In the Caspian-Arab Wars, the Khazars stopped the Arabs in the Caucasus. At the same time, the Umayyads began invasions of Europe through Gibraltar until the Franks stopped the Battle of Pvati in 732. Turks' immigration from Central Asia

Throughout history, Turks have been scattered around various parts of the world. Especially Hun and Oguz migrations were made by overcoming long distances.

According to historical records, the most important causes of Turkish immigration are the ineffectiveness of the mainland territories and the repression of the Chinese State. Drought, population densities and meadow stiffness were caused by economic stress. In order to meet needs such as feeding of animals, various food items, clothes, rich climate was needed and rich soil was needed. For this reason, immigrants were made to neighboring countries whose fertile lands had a low population. Over time, it was seen that the areas were not enough, and new places were started to be searched. Thus, migrations began to other lands with better opportunities in the economic and commercial direction.
Tribes Migration

The migration of tribes towards the end of the 4th century is one of the largest mass migration movements in history. Towards the end of this century, climate change has adversely affected the Central Asian climate, which is the living environment of many peoples. Glaciers that have been pulled to the north have changed their climate in Central Asia. The arid climate due to temperature has forced the communities living in this area to migrate to regions where more favorable climatic conditions prevail. These tribes, most of whom were Turks, followed various migration routes (Figure 4.2).

Migration Routes

To the north, Siberia,
The ones who go to the east are to the countries of China and the Far East,
Those who go south travel to India, Afghanistan and China,
Some of the westerners go north of the Caspian Sea to the north of the Black Sea and to Europe,
some of them emigrated from the south of the Caspian Sea to Iran, Iraq, Syria, Egypt and Anatolia (Map 1).

The immigration movement for many years, the tribes living in these regions,

19 Mart 2018 Pazartesi

ORTA ASYA TÜRK KAVİMLER GÖÇÜ.


KARAÇAY TÜRKLERİ ÇALIŞMA GURUBU.



Değerli Kardeşlerim sevgili milletim Olf Johansen diye cesur yiğit tarafsız bir bilim insanı ortaya çıkana kadar Orta Asya
da bu göçler nasıl oldu bugöçlerdeki kavimler kimdi neydi bir allahın kulu bilmiyordu çünki Türkiye de Tarihçiler Hiçbir
zaman Orta Asyayı baz almazlar ve büyük bir tarihi osmanlı ve cumhuriyet tarihine sık8ıştırırlar Halbuki Orta Asya Türk
lüğün çıkışnoktası olarak kabul edildiğinde göreceksinizki Bizlet 1071 Den önce de bu topraklarda vardık yıkılan bizans
imparatorluğu ordusunda Türk kökenli subaylar komutanlar vardı ve bu tarihi bir hakikattır Gelelim Orta asya Türk kavimler
göçüne Bugun bana binlerce mesaj geldi Bu Utuk(ütük)kavimini detaylı anlatırmısınız diye binlerce mesaj geldi bilhassa
çerkes kardeşlerimden Değerli yüce Türk Milleti Orta Asya Türk kavimler göçünün ilk göçleri Millat tan sonra 200-250
yıllarında başladı bu kavimler göçü içersinde yer alan Hunlar İLK büyük Türk kavimidir Ondan sonra sırası ile Utuklar
cermenler,vikingler tatarlar,volga bulgarları sırayla gelmektedir Bu Orta Asya Türk kavimler göçü milattan sonra 600-650
yıllarına kadar devam etmiştir Biz Çerkeslerin geldiği kavim Utuk(ütük)Türk kaviğmidir yani bİZ ÇERKERSLER Anadolu ya
1864 de gelmedik bizler 1864 de Anadolu daydık öndan önce de yani utuk kavimi ilk göçler ile Andolu ya gelenler olduğu
gibi Dünya üzerinde de dağıldık ve bugün dünyanın her yerinde yaşayan Utuk kavimine aidiyeti olan insanlar var yani çerkesler
utuk kavimi gibi bir Türk kavmine aidiyetleri vardır Utuklara ait birçok yazma eser arkeolojik bulgu ve belge var fakat
dünya üzerinde oynana oyun bu Tarihi gerçekleri ya gizliyor yada saklıyor Amaçlaerı Türk milletinin çoğalmasını istemeyen
güçler ve Türklükten Nefret edenler bize tarih yaratıyorlar ve onun için Türkiye de yaşıyan bazı  cahil cühele insanlar
çerkesleri Ayrı bir ırk olarak gösterme girmiştir Amaç Türklüğü yok etmektir Ve bu bilgilerin çoğu Moskova etmoloji müzesinde
olduğu biliniyor İslamiyet kulanılarak din kulasnılarak Türk milleti Araplaştırılmak istenmektedir bütün çalışma bunun
üzerine kuruludur Banana mesaj atan bana dua eden Tüm çerkes  kardeşlerimden Allah binkere razı olsun saygılar

5 Mart 2018 Pazartesi

ORTA ASYA TÜRK KAVİMLER GÖÇÜ.



KARAÇAY TÜRKLEDRİ ÇALIŞMA GURUBU.




Değerli blok arkadaşlarım gerek blogger den takip eden 25 bin kişi gerek internet sitemden 407 kişi gerekse tumblr drn
youtub dan takip eden arkadaşlar geçmiş bazı İnsanlara göre birşey ifade etmiye bilir bazı İnsanlar içinde çok şey ifade
eder Orta Asya Türk Kavimler göçü Dünya Tarihinde ender yaşanmış bir olaydır bu göç Akademik ve bilimsel olarak araştıruıldığımnda
Dünya üzerinde Türk ırkının akrabağlığı olduğunu nngöreceksiniz yani bu çalışmalar şerefli bir bilim adamı ciddiyeti ile
yapıldığında görüyorsunuzki bilinen bazı gerçeklerin yalan olduğunu göreceksiniz Dünya üzerine dağılan bu Türk kavimleri
yaşadıkları yerlere sonradan gelenlerin saldırıları ve baskıları veya gelen insanlar ile etkileşimleri dolayısı ile geçmişi
unutmuşlar unutturulmuşlardır bugün kızıl derililer buna büyük bir örnek teşkil etmektedir Norveçli profösör OLAF JOHANSEN
bu göçü en derinlemesine araştırılması için bir ömür harcayarak bu gerçekleri ortyaya koymuştur ve öldğü gün dünya bunu
çok iyi anlamıştır Bugün Dünya üzerinde yaşayan büyükbir Türk çoğunlukta bu olaylardan habewrsiz olarak yaşıyordu bizler
hocamızın emepğine saygı duyarak bizler onun çalışmalarını onun anısına bütün dünya ile paylaşıyoruz dünya üzerinde bir çok
üniverste ve bağlı bölümnletri bu konuyu çok iyi bilmektedir fakat hernedense bu konu nun fazla duyulmasını Türklüğün
15 bin yıllık bir ırk olduğunu dünyadan gizlemektedirler Orta Asya Türk Kavimler göçü olarak ilkez hocamız OLAF JOHANSEN
ortaya koymuştur yani uzak asyadan yakın asya ya ve avrupa Amerika Ya kadar göç etmiş olan türk kavimleri ve bu kavbimin,
devamı niteliğinde olan milletler bugün kendilerini farklı ırklar olarak Tanımlıya bilirler fakat şunu çok iyi bilmemiz
gerekiyorki Atalarının Türk olduğu gerçeğidir bunu Türkiye de de bilen yok çünki 1938 den sonra Türklük ile ilfgili çalışmalasr
dur durulmuş Türk  dil tarih kurumu farklı şeyler ile iştigal ettiği için bugün ülkemizdeki insanlar kürt alevi çerkez
diye utanmadan sıkılmadan ayrıştırılmaya devam ediyor işte bu da Türk olmayanların Türk  olanlara yaptığı büyük bir ihanettir
Atatürk 29/10/1923 de şöyle hitap eder Bağımsızlık mücadelemizi şanla şerefle sona erdirdik şimdi cumhuriyeti ilan eiyoruz
Cumhuriyetimizin Asli ve kurucu unsuru Türk milletidir der yani bu ülke de yaşayan çerkeslerinde bir Türk kavimi olduğunu
bundan 100 yıl önce söylemiştir çerkesleri ayrı bir ırk olarak görenler beyinsiz geri zekalıdır ve asla Türk milliyetçisi
olamazlar.
POBLACIONES TURCAS ASIÁTICAS CENTRALES.



ESTUDIO TURCO KARAÇAY GURUBU.




Queridos amigos, necesito 25 mil personas que sigan blogger den necesita sitio de internet para 407 personas tumblr drn
Algunas personas que han seguido a algunos amigos de youtube han expresado muchas cosas en algunas personas que tienen algo que expresar según las personas
Migración de las tribus turcas del Medio Oriente Como una rara ocasión en la historia del mundo, esta migración ha sido estudiada académica y científicamente
Akrabağlıg se nngör que la raza turca en el mundo que trabajan con este honorable gravedad de un científico
ves que algunas de las verdades conocidas son mentiras. Estas tribus turcas dispersas por el mundo
el lugar donde viven es el ataque de los posteriores y su interacción con las personas oprimidas o entrantes,
olvidadizos han sido olvidados hoy la piel roja es un gran ejemplo de este profesor noruego OLAF JOHANSEN
esta inmigración ha dedicado toda su vida a investigarla de la manera más profunda y ha puesto estos hechos en su lugar,
Hoy en día, una gran mayoría de los turcos que viven en la Tierra vivieron como habewrsiz en estos eventos.
Respetando el entusiasmo de nuestro maestro, compartimos su trabajo con todo su mundo en su memoria.
La universidad y sus departamentos afiliados son muy conscientes de este problema, pero cada vez que lo escuchan,
Son una raza de 15 mil años que secretamente oculta al mundo Asia Central Como inmigrantes de la tribu túrquica, nuestra maestra ilkez OLAF JOHANSEN
es decir, las tribus turcas que han emigrado muy lejos de Asia a cerca de Asia y Europa a América y esta tribu,
las naciones que están en la naturaleza de la continuación hoy se conocen a sí mismas como razas diferentes, pero no lo sabemos muy bien
Ancestros de ello es el hecho de que se necesita a Turquía debido a Turquía en 1938 y luego también está el ilfgil habla con la identidad turca también çalışmalas
Dado que la institución de historia del idioma turco se ha involucrado con diferentes cosas hoy en día, las personas en nuestro país son los círculos de llama kurdos
Sigue siendo separado de aburrirse, eso es también una gran pena que no traicionó los de Turquía no Turco
Ataturk se dirigió el 29/10/1923 Mientras luchamos por terminar nuestra lucha de independencia con gloria, ahora declaramos la república
principales elementos constitutivos de nuestra república y la nación turca es una de las tribus turcas circasianos viven en este país por lo que dice
Hace 100 años se decía que aquellos que ven a los circasianos como una raza separada no tienen cerebro y nunca son un nacionalista turco.
no se puede.

3 Mart 2018 Cumartesi

Expensive membros do google plus, siga minha página
ou mundo é mais forte do que nós. Somos fortes que nós o amamos e o círculo de amor está se expandindo aqui
,

POPULAÇÕES TURAS DA ASIÁTICA CENTRAL.


TRABALHOS DE KARAÇAY TURCO GURUBU.



Valiosa comunidade e amigos da comunidade Eu não sou um escritor de história ou escritor de romances
Uma realidade científica e histórica os escritos que estão nas minhas páginas. Todos vocês, meus amigos, estão sempre me seguindo
Em uma amizade de nível, todos vocês meus amigos são todos meus amigos, minhas páginas são amizades dos meus amigos e o resito é o mesmo
Agradeço a todos porque recebo o seu óleo para a sua amizade com sua própria obrigação, para essa aceitação essa responsabilidade na memória do meu professor.
Tentei explica ou seu trabalho ou mundo, é é, depois da morte do meu professor,
Eu compartilhei com você todo ou mundo que eu compartilhei com você e tentei te diga por computador e agora eu digo a você
Eu entendo que eu tenho que adicionar às páginas recebidas.
Estou satisfeito com você, enquanto nos entendemos, vamos crescer de novo e novamente Nós cresceremos Blogger Pages
25 mil pessaas passaram não YouTube, então é não Tumblr, então, na internet, e também uma força da amizade e fazer respeito

19 Şubat 2018 Pazartesi

ORTA ASYA TÜRK KAVİMLER GÖÇÜ.


KARAÇAY TÜRKLERİ ÇALIŞMA GURUBU.



Değerli Arkadaşlarım kıymetli Dostlarım Orta Asya Türk kavimler göçü tarihi Profösör olaf johansen in gayretli araştırmaları
sonucu Tarafsız bir gözle hazırlanmış bir eserdir kendisi Norveçli olmasına rağmen Türk ırkını yoksayan batı medeniyetine
isyan olarak hazır ladığı muhteşem bir eser dir Şimdiye Kadar Tğürkiye de Utak(Utuk)diye bir kavim olduğunu  biliyor bu
kavim hakkında kaç tarihçi araştırma yapmıştır Utak kavmi Orta Asya da yaşayan hun kaviminden sonra en  büyük Türk kavmidir
Millattan sonra 200-250 yıllarına kadar orta asya da yaşamış büyük göçlr başlıyınca bu kaim diğer Türk kavimleri gibi göç
etmiştir Utuklar göç yolları aynı diğer Türk kavimleri gibi Avrupa Amerika ve uzak asya ya yapılmıştır yani çerkesler 3-5
milyon değil milyonlarca dır Bugün Meksika şili uruguay paraguay Arjantin Brezilya kore vietnam çin japonya gibi ülkelerde
mevcuttur yani Utuk Türk kavmi çerkeslerin aidiyetini taşıdığı bir kavimdir BU Arada Hunlarıda asimile etmek istemişler fakat
hunlar asimile olmamışlardır bugün utuk kavmide  asimile edilmek istenmiş bazı çerkesler bu asimilasyondan payını almış
ve biz Türk değil ayrıbir ırkız diyen azınlıktaki gurup mevcuttur diğer çerkesler ise asimile olmamış Türküm diyen bük bir
çoğunluk vardır Amaç 15 bin yıllık Türk Tarihini yok etmek için uygulanan bir çalışma nın ürünüdür bazı ülkelerde çerkesler
turani halk olarak tanımlanır halbuki Turani halk değil Türk tür Orta Asya da utuklara ait yazıtlar kaya oyma eserler vardır
fakat bu eserler nedense hep yok sayılmaktadır fakat bu yazıtların elde edilen bulguların tamamı profösörümüzde vardı yani
utuk Türk kavmi çerkerslerin ait olduğu Türk kavmidir

18 Şubat 2018 Pazar

ORTA ASYA TÜRK KAVİMLER GÖÇÜ.


KARAÇAY TÜRKLERİ ÇALIŞMA GURUBU.


DÜNYA TÜRKLERİ KONGRESİ STRATEJİK ARAŞTIRMA MERKEZİ.



KEMALİST TURANCILAR. TOPLULUK SAYFASI GENEL BİLDİRİMLERİ DİR




Değerli Yüce Türk milleti Bugün Akp Ankara İl kongresinde Türk milletine hitap şeklini Bir çerkes olarak içime sindiremedim
Şöyl Bu ülkenlarin Kurucusu ulu Önderimiz Gazi Mustafa kemal 1923 yılında yaptığı bir konuşmasında Aynen şöyle söyler Çerkesler
bizim asli unsurumuzdur Çerkeslerde Türktür Kurtuluş savaşımızda çerkesler de mehmetçikler ile omuz omuza savaşmışlardır
dcer ve sözünü şöyle tamalar Her toplumda bazı aykırı insanlar olabilir bu demek değildirki hepsi isyankar hepsi aykırı
demek değildir der.Gelelim çerkeslere Orta Asya Türk Kavimler göçünde ismi anılmayan bir Türk kavmi vardır UTUK lar bu kavim
bir Türk kavmidir ve çerkeslerin aidiyeti bu utuk kavmine aittir yani çerkesler özbeöz Türk kavimidir bunu eğer bilmiyorsanız
öğrenin Burda Lazı Kürdü Boşnağı sayabilirsiniz bu onları ilgilendirir fakat biz çerkesleri sayarak ne yapmak istiyorsubnuz
Biz Çerkesler bu cumhuriyetin asli kurucuları ve sahipleriyiz bizi böyle ayrıma tabi Tutarsanız çerkeslerden asla oy alamazsınız
bunu bir çerkes olarak size anlatayım ve biz Anadoluda 15 binyıldır varız ve var olmaya devam edeceğiz.Sizler Türk olmaya
vbilirsiniz bu sizin tercihinizdir bizi karıştırmayın.

5 Şubat 2018 Pazartesi

POBLACIONES TURCAS ASIÁTICAS CENTRALES.

PROFESOR OLAF JOHANSEN

Distinguidos amigos son mis preciosos amigos. Orta Las tribus turcas asiáticas comenzaron sus primeras migraciones a los años 200-250 después de la inmigración milat
Las causas de la migración son el cambio climático y los humedales que se encuentran en Asia Central como resultado del secado de las primeras migraciones de pastos
Estas migraciones fueron las incursiones árabes y los turcos que fueron asesinados en estas influencias, después de la migración de estas tribus a millat 600-650
La tribu turca más grande en estas tribus son los hunos, los teutones, los godos, los vikingos, las tribus tártaros
Volga búlgaros, gepitler, eran pre-turcos y vivían en Europa hasta después de 375-380 en Milán, pero Atilla
Estas tribus entraron al imperio del Imperio Hun y vivieron en los Hunos.


MIGRACIONES AMERICANAS.


Estas tribus turcas llegaron al continente americano desde el Bósforo de Bering a través de los camiones de las sabanas debajo del nivel del mar
Las tribus turcas no sabían que este continente era un nuevo continente del que provenían, y las próximas tribus de Turquía eran las primeras religiones,
y comenzaron a vivir en este continente, y cuando llegaron a este continente,
En Asia Central, trajeron sus lanzas con forma de flecha a este nuevo continente, y en las Américas
Son las tribus turcas quienes trajeron este arte de la herrería a esta escasez. El movimiento de exploraciones comenzó en 1430-1540
cuando se descubrió este nuevo continente, los lugareños que vivían aquí fueron invadidos por el francés británico y otros países coloniales
y la violación sufrió genocidio, y los indígenas de esta tierra fueron forzados a ser esclavizados y esclavizados
Había fosas comunes alrededor de una antigua mina de oro en México donde eran esclavos en minas de oro
y los esqueletos de estos lugares tenían cuarteles en pie, y había tales fosas comunes en el norte y en el sur de América.


MIGRACIÓN FAR ASIÁTICA


BABÜRŞAHTIR, el fundador del BABÜR EMPIRE establecido por una corona turca, comenzó este imperio de la India,
un imperio que abarcaba una parte de vietnam fue fundado en 1526 y el mundo es un Imperio turco inmortal.
mAlArIylA stand propio o llama: گوركانى Gurakānī [5]), la India y fundada sobre el medio ambiente actual y gobernado en turco-mongol [6] [7] [8] [9] Estado de origen. Babur fundada en 1526 por el Shah y 17 a finales de siglo, cuando él estaba en la cima del poder imperial a principios del siglo 18, la población del imperio que dominó gran parte de la India en ese momento de 3,2 millones de kilómetros cuadrados en un área estimada en entre 110 millones a 150 millones es [10]. El dominio del Imperio babilónico incluyó India, Pakistán, Bangladesh y Afganistán hoy, cuando era el más grande.

Se acepta que el período clásico del imperio comenzó con la aparición de Ekber Shah en 1556. Bajo su mandato, India ha logrado una muy buena posición en términos de la armonía del progreso cultural y económico, así como también de las religiones diferentes. El reinado de Shah Jihan, el quinto emperador del Imperio Babilónico, es la edad de oro en el campo de la arquitectura y el arte del imperio. Además del legendario Taj Mahal en Agra, se realizaron muchas obras excelentes durante su época. Durante el reinado de Evrengzib, la expansión de la tierra alcanzó su punto máximo. Con su población de 150 millones en su tiempo, el imperio controlaba la cuarta parte de la población mundial.

1739, que fue derrotado en la batalla de carbón poder del Imperio Mughal por Nadir Shah, desde la mitad del siglo 18 comenzó a debilitarse como el económico y administrativo. El último emperador Bahadır Shah II solo tenía autoridad sobre la ciudad. En 1858, cuando los británicos intervinieron en una rebelión, el Imperio babilónico fue abolido y la India se conectó con el Imperio de Gran Bretaña.
Todos fueron explícitamente compartidos

ORTA ASYA TÜRK KAVİMLER GÖÇÜ.



Orta Asya Türk kavimler göçünde bahsedilsede Türkiye de ütük ler utuk kavmi hiç geçmez Türkiye de bilimez utuklar Biz
çerkeslerin bağlı olduğu bir Türk kavimidir bu kavimin üzerinde Olaf johansen in haricinde kimse araştırma yapmamıştır
Biz çerkeslerin büyük Ataları utuk lardır Utuk kavmine ait aidiyeti olan milyonlarca utuk Türkü Avrupa da korede çinde
vietnam da Güney Amerika da mevcuttur biz çerkesler bunu biliyormuyuz yani biz çerkeslere uydurulan ve gerçek dışı
bilgiler ile bile bildiğimiz kadarı ile biliyoruz biz karaçay çerkesleri hunsoylu Türk üz bunu bilen varmı bu bilgiler
tarihin derinliklerinde saklı kalmış bilinmeyen gerçeklerdir Bu konu üzerinde derinlemesine araştırma yapan ve bunları
belgeleyen profösör olaf johansendir elindeki bilgileri ve belgeleri bizzat isveçte elinde gördüm yani biz çerkeslerin
tamamı utuk kavimindendir utuk kavimi bir türk kavimidir yıllarca çerkesler ayrı bir ırktır diye dayatılmıştır halbuki
bizler de özbe öz Türküz yani bu 15 bin yıllık Türk kültür ve tarihin şerefli bir parçasıyız buna itriraz eden arkadaşlardan
kimse pityasada kalmadı çünki herşey yalan söyler tarih asla yalan söylemez